Ebru Sanatı, Bilgisayar Mühendisliği, Ney, Müzik, Sinema, Şanlıurfa, Urfa, Balıklıgöl, Ebru, Kitre, Odtü, Teknokent, Marbling, Turkish Marbling, Battal Ebru, Çiçekli Ebru, Akkase Ebru, Dalgalı Ebru, İspanyol Ebru, Taraklı Ebru, Şal Ebru, Bülbül Yuvası, Kitre, Tarak, Gül Dalı, Öd, Tekne, Gül, Lale, Karanfil, Menekşe, Sümbül, Papatya, Gelincik

SANA YAPILMASINI İSTEMEDİĞİN HİÇ BİR ŞEYİ BAŞKASINA YAPMA...

Gezi Notları: Çankırı-Eldivan

Eylül 20, 2009; admin  
Kategoriler: Hayata Dair, Tüm Yazılar

fotograf-0014Evet bugün Ramazan Bayramının ilk günüydü. Her ne kadar çocukluğumda yaşadığım o bayramlardaki heyecanı bulamasam da bayramdı işte. Çocukken her bayram öncesi yaptığımız bayram alışverişini yapmadık. Çünkü artık büyümüştük. Bir bayramlığımız yoktu bu bayram. Ama bu bayram bir başka heyecan vardı benim için. Doğduğum şehre gittim yıllar sonra ilk defa. Ben doğduğum yerin merakını yaşarken, babam öğretmenliğe başladığı ilk görev yerine gitmenin heyecanını yaşıyordu büyük ihtimalle.

Sabah bayram namazının  ardından kahvaltımızı yapıp son hazırlıklarımızı tamamladık. Ardından iki farklı yol güzergahından birini seçtik. Ankara-Çubuk-Şabanözü-Eldivan rotasını kullanmaya karar verdik. Yola koyulduğumuzda saat 11:00 ‘i  gösteriyordu. Şabanözün’e kadar bildik iç anadolu havası ve sarısı vardı. Her taraf bozkır ve hava da mevsim normallerine göre daha serindi. Şabanözünden sonra birden tepelerin yeşillendiğini fark ettim. Fakat arada topu topu 20 km lik bir yol vardı. Bu kadar kısa sürede bu kadar keskin bir değişim şaşırttı beni doğrusu. Yol boyunca çeşmelerden su akııyordu. Babam bu durumu bildiği için hazırlıklıydı. Evdeki bütün boş damacana ve su şişelerini bagaja koymuştu.

Eldivana girdiğimizde küçük bir şok yaşadım. Çünkü ilçe olarak sandığım bu yerleşim yeri bir köyü andırıyordu. Eğer bugün böyle ise 29 yıl önce nasıldı buralar? Babam hiç değişmemiş olduğunu söyleyince içim burkuldu. 29 yılda hiç mi değişmez? Ama her taraf yem yeşildi, tıpkı hafızamda çocukluğuma dair net olmayan görüntülerde olduğu gibi. Evet biz ayrıldığımızda 4-5 yaşlarındaymışım. O yaşlardaki bir çocuğun hafızasında ne kadar hatıra varsa o kadardı hepsi.

fotograf-0079Sonra eski dostları bulduk. Faruk Hoca Eldivan’daki caminin imamı. Babama Eldivan’a ilk geldiğinde yardım eden insan. Aralarında çok büyük bir dostluk kurmuşlar. Beraber yaşadıkları bir kaç anıyı anlattılar hep beraber güldük. Ardından eskilerden konuşulmaya başlandı. Diğer dostlar tek tek soruldu. Kimi bu dünyayı çoktan terk ederken, kimi hala yaşıyordu ve oradaydılar. Geçirilen bir kaç saatten sonra diğer dostları dolaşmaya başladık teker teker. Önce ilk tutulan eve gittik. Doğduğum eve. Annemin sık sık anlattığı ama bana masal gibi gelen anıların geçtiği o eve. Ev sahipleri hala yaşıyorlardı ve bu yaşlı çift benden daha dinç ve sağlıklı gözüküyorlardı. Bu evin ayrıca ilginç bir hikayesi vardı ve babam anlatmaya başladı. Eldivan’a ilk ayak bastığı gün kiralık ev aramaya başlamış babam. Faruk hoca ile karşılaşmışlar ve Faruk hoca ismini sormuş babamın. Mustafa Teke cevabını almış. Demişki bir ev var kiralık. Kimin diye sormuş babam. O da Mustafa Teke’nin demiş. Herkes hem isim hem de soyisim benzerliğine şaşırmışlar. Sonra babam kaldığı süre içerisinde ev sahibine sürekli takılırmış “Mustafa amca sizi mi Şanlıurfa’dan buraya sürdüler yoksa bizi mi Çankırı’dan Şanlıurfaya?” diye.

Eldivan çok şirin bir ilçe. Her evin bir bahçesi ve bahçede bir bostan ile meyve bahçeleri var. Neredeyse herkes bir şeyler yetiştiriyorlar. Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise ziyaret ettiğimiz evlerde sobaların kurulu olmasıydı. Ben bunu bayram süresince havaların serin geçmesine bağlasamda daha sonra sobaların yaz boyu kaldırılmadığını öğrendim. Meğer yaz dönemi çok kısa geçermiş. O yüzden de sobaların kaldırılmasına gerek duyulmazmış. Zaten bizi misafir eden ev sahiplerinin giyimleri de her şeyi açıklıyor.

Gün sonunda ziyaret ettiğimiz her evden çantamıza birşeyler konuldu. Bahçelerden elma, armut, domates, patlıcan,ayva vb. ne varsa hediye edildi. Samimiyetleri ile birlikte. Teşekkür edip çıktık yola. Yol üstünde çeşmenin birinde sularımızı doldurduk ve döndük evimize.

fotograf-0079

Picture 1 of 19

Enter Google AdSense Code Here

Sizin Düşünceleriniz:

Lütfen bize ne düşündüğünüzü iletin
ayrıca yorumunuzla birlikte resim eklemek isterseniz bu bağlantıdan resim seçebilirsiniz.!

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.